Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
M.Kemal Atatürk
1. Giysi, etiket, davetler ve diğerlerinin günlük alışkanlık veya stili
2. Giyimin, davranışların vb. özellikle seçkin veya seçkin olmak için yapılanan bir toplum tarafından geleneksel kullanımı
3. Tarz, yol
4. Herhangi bir şeyin yapısı, formu
Bu tanımlar modanın zaman içinde gerçek anlamından uzaklaştığını kanıtlıyor. Bugün çoğumuz için moda, yalnızca giysi anlamına geliyor. Oysa bu kadar basit değil. Moda; sanat, müzik, tiyatro, edebiyat, yemek, iç mimarlık, mimari, bahçe bakımı gibi konuları, daha doğrusu duyuları uyaran herşeyi içine alır. Gene de, bu değişimin mantığı anlaşılabilir.
Tarihte, belirli bir çağa ait olan giyim stili kayıtlara 'moda' diye geçiyor. Giyim alışkanlığı; yaşanan anın havası ile eşanlamlı olarak kullanılıyordu.
Fikir önderleri tarafından daha çok tarihsel önemi kavranan sanatlar, o devrin modasından sorumlu olan insanlara da bağlıydı. Kraliçe Elizabeth dönemini düşünün... Shakespeare'in edebiyatını dobra dobra, siyasi anlamda dizginsiz ve güzeldi diye tanımlarken o dönemin giysileri için de aynı kelimeleri kullanabiliriz. Dönemin sanat halkalarını incelemeye devam edecek olursanız, benzerlikler yakalayacaksınız.
Tüm bunlar, toplumun elit kesiminin modayı bir kalıp içine koymak istediğini gösteriyor. Peki ne tür etkiler yarattı?.. Tarihe bakmak yeterli.
Şimdilerde modanın anlamı çok farklı. Kitle iletişim araçları sayesinde moda herkese, her kesime ulaşabiliyor. Birçok ülkedeki asil sınıf neredeyse yok oldu. Mevcut olan yerlerde de kişinin giysisinden asil veya basit biri olup olmadığını anlamak neredeyse imkansız. Kısaca, artık yeterince zenginseniz herşeye sahip olabilirsiniz. Moda hükmedilemeyen hayati bir güç olarak kaldı.
Hergün giyinmek zorunda olduğumuz gerçeğiyle yüzleşirsek, giysi seçimimiz ne giydiğimizi umursamamıza bağlı. Kıyafetlerimiz bizimle ilgili birçok şey söyler. Kendimize olan güvenimizi ve başkalarının bize bakışını etkiler. Özünde doğru olmasa da, bu böyle algılanıyor.
Tüm bunların ardından, gerçek şu ki moda üzerine çok konuşuluyor, para harcanıyor, yatırılıyor. Doğal bir talebin oluşmasıyla doğal olarak yeni bir iş alanı açılıyor. Eğer başarı sağlanırsa, moda sektörü kesinlikle getirisi en büyük olan iş kolu.
Yeni milenyum yaklaşırken, moda her yıl bir öncekinden daha farklı. WWD ve VOGUE gibi tarz belirleyicileri tarafından beğenildiği zaman satışa sokulan giysilerin yaratıldığı günler çok geride kaldı. Modanın itici güçleri olan tasarımcılar, perakendeciler, aracılar ve moda basını, bugün çok daha büyük bir güçle yer değiştirdi.


2008 ilkbahar yaz renk trendleri arasında sarı, deniz mavisi, lime yeşili, turkuaz, gümüş girisi, kavun içi gibi renkler yer almakta. Özellikle parlak ve canlı renklerin kullanılacağı 2008 yazında diğer favori renklerin yanında sarı ve yeşil tonları bir adım daha ön plana çıkıyor gibi. Sarı tonları geçtiğimiz yazda modaydı. Beyonce, Blake Lively to Fergie ve birçok ünlü yıldızların davetlerde giydikleri elbiselerin rengi sarıydı.


Sadece geceleri, gökyüzü yorganın altında siyah renge büründüğünde, moda da uykuya dalıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gardıroplarınızın karşısına geçtiğiniz andan itibarense tıpkı bir puzzle'ın parçaları gibi yeni benliğinizi giymek üzere zamanı kullanmaya başlıyoruz.
Bugün ne giyeceğiniz ajandanıza bağlı olabilir; şirket içinde toplantı, ardından çocuklarla buluşma... Gün içinde ruhsal bir dalgalanmaya maruz kalacağınız çok açık.
Seçtiğiniz renk ruhunuzu etkilerken, uzmanlar, iyimserlik ve kendine güven duygusu uyandıran sarıyı çalışma odaları için önerirken, kırmızının yaydığı enerji nedeniyle fiziksel aktivitelerde artışa yol açtığını bildiriyorlar.
Feng rüzgar, shui su demekmiş. Tabii bu feng-shui'yi anlamak için çok yetersiz bir açıklama. Feng-Shui kitapları best-seller listelerine giriyor, internet siteleri artıyor, uzmanları bizi yönlendirmeye başlıyor. Gülben Ergen evini feng-shui'ye göre döşemiş, Sertab Erener de buna merak sarmış. Kısacası feng-shui, son moda. Gelin İç Giyiminde Trends İç çamaşırlarını her beden ölçüsüne uygun hazırlayan iç giyim tasarımcıları bu dönem dantel ağırlıklı iç çamaşırlarını gelinlere trend olarak sunuyor. Fuşya, lila ve pembe renklerin hakim olduğu bu dönemde iç çamaşırlarını da etkiliyor. Saten ve dantelli takımlar, jartiyerler, nostarjik korseli body’ler, baby doll’ler, lycralı üçlü takımlar bu yıl gelinliğinizin altında rahat olmanızı sağlayacak ve çarpıcı bir şıklığa sürükleyecektir. Güzelliğinizin sırrı detaylarda saklıdır. Gelin Ayakkabısında Trends Son yıllara damgasını vuran sivri burunlu ince topuklu ayakkabılar ve botlar, gelin ayakkabılarınıda etkisi altına aldı. Klasik gelin ayakkabılarının “papucu dama atıldı.” Eğer son trendleri takip eden ve uygulayan bir gelin adayıysanız sivri burun ve ince topuklu gelin ayakkabılarını tercih etmelisiniz. Gelin Saçında Trends Gelin saçlarında topuz vazgeçilmez bir modelken bu dönemin trendi sedelik ve doğallık oldu. Gelinler artık saçlarını düz ya da dalgalı gönlerle açık bırakıyorlar. Saçlarının toplu olmasını isteyen gelinlerse atkurukları, örgü çeşitleri ve dağınık görünümlü topuzları tercih ediyorlar.
There are 21 items tagged with moda. You can view all our tags in the Tag Cloud