


Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
M.Kemal Atatürk
Ispanak yemeği yapılırken acı suyu çıksın diye haşlandıktan sonra sıkılıp, suyu atılmamalı. Böyle yapıldığında sebzenin suyunda kalan tüm demir kullanılamadan atılmış oluyor.
Demirden zengin makarna da az suda haşlanmalı, soğuk sudan geçirilmeden haşlandığı su ile tüketilmeli.
Diyet programlarındaki gibi her şey haşlama ile yenmemeli. Türk mutfağı gayet besleyicidir, sadece yağ azaltılmalı, sebzeler tamamen öldürülmeden yarı çiğ yenmeli ve kendi suyu ile pişirilmeli.
Özellikle şehir merkezlerinde sıkça tüketilen beyaz ekmek çok tercih edilmemeli. Bunun yerine bildiğimiz tam tahıllı köy ekmeği ya da yufka tüketilmeli.
Çay ve kahve, yemeklerden hemen sonra içilmemeli. Bu, demirin emilimini engelliyor ve yemekte yenilen yiyeceklerdeki demir etkisiz hale geliyor. Çay ve kahve ya yemek yedikten 1-2 saat sonra tüketilmeli ya da yemekten önce içilmeli.
Konsantre meyve suları yerine taze sıkılmış meyve suları içilmeli. Meyvelerin içindeki şeker yeterli olduğu için ayrıca tatlandırıcı konulmamalı.
Yemeklerin tadına bakılmadan tuz dökülmemeli. Kişinin düşük tansiyon gibi sağlık sorunu olmadığı sürece, sebzelerin kendi tuzu yeterlidir. 2-3 gün yemekler kendi tuzunda yenildiğinde, damak o tada alışacak ve fazla tuz tüketimimin önüne geçilmiş olacak. Çünkü özellikle tuz ve şeker, yüksek tansiyon, damar tıkanıklığı ve kolesterol açısından riski artırır.
Keçiboynuzu, üzüm ya da dut pekmezinden, sabahları uyanır uyanmaz bir kahve fincanı dolusu içilmeli. Pekmezin içine, demirin emilimini artırmak için limon sıkılabilir ya da damak tadına göre biraz tahin konulabilir. Ancak, kansızlık problemi olan kişi aynı zamanda kalsiyum takviyesi alıyorsa ikisi aynı zamanda tüketilmemeli. Pekmezin içilmesinden 30-45 dakika sonra süt içilmeli.Annenin yenidoğan bebeği için yapabileceği en önemli şey, onu emzirmektir. Anne sütü, bebeğin hem besini, hem de ilk aşısıdır, annesiyle arasında kurulan ilk köprüdür.
Her bebek doğar doğmaz mümkün olan en kısa zamanda, tercihen ilk yarım saat içinde, annenin memesine verilmelidir. Doğum sonrası beklemeye gerek yoktur. Anne bebek arasında emzirme ne kadar erken başlarsa, o kadar kolay sürecektir. Gelen ilk süt ( kolostrum) bebeği enfeksiyonlardan koruyacak, bağışıklık sistemine destek olacak çok değerli maddeler içermektedir. Bazen yanlış uygulamalarla, kolostrum bebeğe verilmemekte, süt gelmesi beklenirken bebeğe şekerli su veya mama verilmekte, karnı doyan bebek meme emmeye ilgi göstermemektedir.
Özellikle sezaryen ile doğum yapan annelerde, süt hemen gelmeyebilir. Ancak eğer bebek çok düşük kilolu, erken doğan bir bebek değilse vücudundaki enerji depoları, ona anne sütü gelene kadar (birkaç gün) yetecektir. Bu sırada kolostrumu alması hem bağışıklık sistemini destekleyecek, hem de bebeğin emme uyarısıyla sütün gelişi kolaylaşacaktır.
Anne sütü gelip te emzirme başladıktan sonra, anne bebek için yeterli olup olmadığından endişe edebilir. Bebeğin ağlaması, çevrenin yanlış yönlendirmesi zaten doğum sonrası hassas bir dönemde olan anneyi şüpheye düşürebilir. Oysa ki, hiçbir anne yoktur ki, sütü bebeğine yetmesin! Her anne, bebeği için yeterli süt üretebilir, yeter ki, doğru bilgiyle yola çıksın ve çevresinden de destek görsün. Anne sütünün yetmesi için en önemli koşul, bebeğin ilk 6 ay su dahil ek hiçbir şey verilmeden ve istediği sıklıkta emzirilmesidir. Bebek istediği sıklıkta emzirilir ve anne endişeden, stresten uzak kalırsa günden güne sütün artacağı görülecektir. Aylık kontrollerde, çocuk doktoru da bebeğin yeterli kilo aldığını onaylıyorsa, herşey yolunda demektir. Bu arada, ilk 2 haftalık dönemde bebeğin ağırlık kaybının tamamen normal olduğu, anne sütünün yetersizliğini göstermediği de bilinmeli, ölçümlerde 15 günden sonrası dikkate alınmalıdır.
Anne sütü, ilk 6 ay tek başına bebek beslenmesi, büyümesi için yeterlidir. 6 ayda uygun ek gıdalara başlanarak 2 yaşa kadar sürdürülmesi önerilir. Anne sütünün besleyici ve koruyucu özellikleri 1 yaştan sonra da devam etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü ve Unicef, 2 yaşa kadar emzirmenin sürmesini önermektedirler. Bu şekilde, bebek yaşama sağlıklı bir başlangıç yapacaktır.
Emzirmek, annenin bebeğine vereceği en güzel armağan, onun için yapabileceği en iyi şeydir. Bebek için en iyi beslenme, hayata sağlıklı bir başlangıç yapma yoludur. Emzirmenin başlatılıp sürdürülebilmesi için özellikle bebeğin babası olmak üzere tüm aile anneyi desteklemeli; gebelikte takibini yapan doktoru, çocuk doktoru ve aile hep birlikte olumlu, destekleyici bir tutum içinde olmalıdırlar. Bu yazıda, annelere anne sütünü arttıracak bazı önerilerimizi sıralayacağız.
Bebeğini emziren anne ne iki kişilik yemeli, ne de hızla kilo vermeye çalışıp diyet yapmalıdır. Emzirmek, annenin metabolizmasına günlük 500 kalorilik ekstra bir gereksinim yükleyecektir. Dengeli beslenen; sebze meyveyi, süt ve süt ürünlerini, proteinden zengin gıdaları ve tahıl grubunu yeterince tüketen bir anne hem kendisinin hem de bebeğinin ihtiyacını karşılayacaktır. Emziren annenin günlük beslenmesinde, en az 3 porsiyon süt veya süt ürünü, 5 porsiyon taze sebze meyve, 3-4 porsiyon et, tavuk, balık, yumurta, baklagiller bulunmalıdır. Eğer, anne yeterli ve dengeli beslenmiyorsa, hem bebeği gereğince besleyemeyecek, hem de kendi sağlığı uzun dönemde olumsuz etkilenecektir.
Bir diğer önemli konu da, sıvı alımıdır. Bu konuda, vücudun susuzluk hissine kulak vermek yeterli olacaktır. Anne ihtiyaç hissettikçe, özellikle emzirme sırasında yeterince su, bitki çayları, meyve suyu, ayran, komposto gibi sıvılar tüketmelidir.
Kafeinin fazla tüketimi ( günde 1-2 fincandan fazla kahve ), bebekte huzursuzluk, uyku problemlerine yol açabileceğinden önerilmez. Zaten uykuya dalamayan, zor uyuyan bir bebek de hiçbir anne için istenecek bir şey değildir ! Kolalı içeceklerden de aynı nedenle mümkün olduğunca kaçınmalı, çay ise açık ve limonlu içilmelidir.
Emziren anne ve sigara birlikte düşünmek istemeyeceğimiz bir kombinasyondur. Bebeğin sigara dumanına veya annenin üstüne sinmiş kokuya maruz kalması bir yana, anne sütündeki kalıntılar da huzursuzluk, kusma ve ishale, bebeğin yeterli kilo alamamasına yol açabilir. Sigara tiryakisi anneler gebelikle birlikte, bu kötü alışkanlıklarından kurtulmalıdırlar.
Emziren anne, ne nedenle olursa olsun ilaç kullanacağı zaman kendi doktoruna veya bebeğin doktoruna danışmalıdır. Tüm ilaçlar anne sütüne geçer, fakat bazıları annenin emzirmeye devam etmesi için engel oluşturmazlar.
Anne sütünü arttıran gıdalar hep merak edilmektedir. Aslında pek de böyle mucizevi bir gıda yoktur. Anne; sütünün yeteceğine inanır, bebeği istedikçe emzirirse, dengeli beslenir ve yeterli sıvı alırsa anne sütü artacaktır. Ancak emzirmede psikolojik faktörlerin önemini göz ardı etmemeliyiz, eğer anne belli bir gıdanın sütünü arttırdığına inanıyorsa ( sadece bu inanış bile sütü arttırabilir), aşırıya kaçmadan o gıdayı almasında yarar vardır.
Eğer, bebek annenin aldığı bazı gıdalara hassasiyet gösteriyor, sonrasında huzursuz oluyorsa anne bir süre o gıdadan uzak kalmayı deneyebilir. Bebeğin rahatladığını fark ederse, emzirme süreci boyunca o gıdayı beslenmesinden çıkarabilir. Ailede belli bazı gıda alerjileri varsa, bu gıdalarda da dikkatli olmakta yarar vardır. Kesin kanıtlanmış olmasa da, lahana, karnabahar, kuru baklagiller, soğan sarımsak gibi keskin kokulu gıdalar sıkça suçlanmakta, bebekte gaz sancısını arttırdığı ileri sürülmektedir. Böyle bir durum gözlenirse, anne bir süre bu gıdalardan uzak kalmayı deneyebilir.
ABD’de yapılan bir araştırma, hamilelikte yapılan egzersizlerin, anneye olduğu kadar bebeğe de yararlı olduğunu ortaya koydu.
Kansas City Üniversitesi’nden Dr. Linda E. May ve ekibi tarafından yapılan çalışmanın sonuçları
Bebek emer ----> Mesaj beyine ulaşır ----> Süt bezlerinde süt serbestleşir ----> Süt kanallara boşalır ----> Anne meme başı etrafında iğnelenme hissi duyar ----> Diğer göğüsten de süt damlayabilir ----> Süt bebeğe akar ----> Bebek emmeye ve yutmaya devam eder.
Stresli, ruhsal açıdan sıkıntıda olan annelerde bu refleks baskılanabilir ve çocuk sütün bu ikinci kısmını alamaz. Bu durumda bazı özel tekniklerle sütün ikinci kısmının gelmesi ile bu refleksin oluşması sağlanabilir.
Süt yapımı için en iyi uyarı aç bir bebeğin emmesidir. Göğüsler dolu olmasa da doğumdan hemen sonra annenin bebeğini emzirmeye başlaması süt yapımının uyarılması ve devamı için çok önemlidir. Bu nedenle bebeği doğar doğmaz anne memesine koyarak emzirmesini sağlayınız. Erken emzirme ile süt salgısı daha erken başlar ve bollaşır, bebek dehidratasyon ve hipoglisemiden korunur.
Erken ve sık emzirme, göğüslerin tam boşalmasını ve süt yapımının artmasını sağlayan en önemli faktörlerdir. Bebek, göğüsleri boşalttıkça, süt bezleri boşalan yeri doldurmak için daha fazla süt yapar.
Anneye özellikle ilk günlerde ve haftalarda bebeğe her istedikçe meme verilmesi öğütlenmelidir. Bu anne sütünün bol ve devamlı olmasını sağlayacaktır.
KAYNAK : SAĞLIK BAKANLIĞI (GIDA GÜVENLİĞİ LABORATUVARLAR DAİRE BAŞKANLIĞI)
There are 9 items tagged with anne. You can view all our tags in the Tag Cloud