Â
 Â
 Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
 M.Kemal Atatürk
| Yalnızlığımız olgunlaşırken / Can Dündar |
|
|
|
| Betüş tarafından yazıldı | ||||||||||
| Cumartesi, 25 Ekim 2008 22:18 | ||||||||||
|
Hayatımız boyunca ne kadar çok insana rastlarız, ne kadar çok insanla konuşuruz ve onlara dokunuruz, ama onlardan sadece bazılarını arzularız ve sadece birkaçına ya da birine aşık olabiliriz. Aşk seçicidir çünkü. Bazen hoşlandıklarımızla ve arzuladıklarımızla bir daha karşılaşma şansımız olmaz. Bazen onlarla tekrar karşılaşırız belki ama, çok küçük ayrıntılarda belirebilen aşk vaatlerini göremeyiz. Gerçekliğin, aslında hayal gücünden ne kadar daha zengin olduğunu kestiremeyiz, bir anıya bile dönüşemeden bir bir çekip gider ihtimaller ve aşksız ayrıntılar. Yalnızlığımız, biz farkına varmadan, usul usul olgunlaşmaya başlar böylece.
Düzeltme imkanı bulamayacağımız hatalarımızdan ne kadar korksak da, cesaret göstermekten de o kadar korkarız bazen. Yıllar geçtikçe hepimizin hayatında yarım kalmış,yaÅŸansaydı ne olurdu bilinmez yakınlıklar birikir durur bu yüzden. Kaçırdığımız 'an'lar, sahip olamadığımız gizemli anıları çoÄŸaltırken, biz ertelemeye devam ederiz. Karşısına çıkan bir aÅŸk ihtimaline, kendisini hiç esirgemeden sunan kaç kiÅŸi vardır? "Hiçbir sakınma duymadan sevmek, karşılığı durmadan ödenen bir lükstür" der Pavese. Bu pek sık rastlanır bir ÅŸey deÄŸildir aslında. Sakınmadan sevenlerin hikayeleri bu yüzden edebiyatın ve sanatın vazgeçilmez temaları arasındadır. Böyle hikayeler kuÅŸaklardan kuÅŸaklara anlatılarak, hiç deÄŸilse duygusu yaÅŸatılmaya çalışılır. Bir bakıma "aÅŸk"ın varlığını kanıtlamaya çalışan kederli hikayelerdir onlar. Ama bir çoÄŸu gerçektir, tıpkı Brahms'ın hayatı gibi. Brahms, hiçbir sakınma duymadan, karşılıksız ve delicesine sevmiÅŸti Clara Schumann'ı. Brahms, büyük bir hayranlık ve saygı duyduÄŸu besteci Robert Schumann'ın karısı Clara'ya aşık olduÄŸu zaman henüz yirmi yaşındaydı. Schumann'ın, yeni Alman ekolüne karşı çıkarak Brahms'ın eserlerinden övgüyle söz etmesi ve hakkında olumlu makaleler yazması, müzik dünyasında genç bestecinin adının çabucak duyulmasını saÄŸlamıştı. Brahms, Robert Schumann'a tapıyordu. Bu yüzden Clara'ya olan aÅŸkını kalbine gömdü, onun için besteler yaptı, intermezzolar yazdı ve baÅŸka hiçbir kadına ilgi duymayarak ve evlenmeyerek ölünceye kadar ona sadık kaldı. Robert Schumann'ın ölümünden sonra her zaman Clara'nın yanındaydı ama ona olan aÅŸkını hep tek başına yaÅŸamak zorunda kaldı. Brahms, Clara'ya aşık olmayı seviyordu. Aşık olduÄŸu kadın ondan 14 yaÅŸ daha büyüktü. Clara Schumann 75 yaşında öldüğü zaman Brahms öylesine üzülmüştü ki, onun cenazesine giderken yanlış trene bindi. Frankfurt'a ulaÅŸabilmek için iki gününü tren deÄŸiÅŸtirmekle geçiren besteci geldiÄŸinde, cenaze töreni çoktan bitmiÅŸti. Brahms, ancak mezarlığa yetiÅŸebildi ve sevdiÄŸi kadının tabutu üzerine bir avuç toprak atabildi. Trenlerde geçirdiÄŸi kırk saat boyunca, son bestesinin "Ah Dünya Senden Ayrılmak Zorundayım" adlı koral prelüdünü yazan Brahms, Clara'nın ölümünden sonra ancak bir yıl yaÅŸayabildi. Clara, Brahms'ın karşısına çıkan ilk aÅŸk ihtimaliydi. Brahms, bu ihtimali aÅŸka çevirdi ve kendini hiç sakınmadan sevdi. Pavese, "Hiçbir sakınma duymadan sevmek, karşılığı durmadan ödenen bir lükstür" der. Brahms da ödemiÅŸti. Ama o, ödemelerini; senfonilere, konçertolara, sonatlara, prelüdlere ve ÅŸarkılara çevirmiÅŸti. Hiçbir sakınma duymadan sevmek, (Pavese'nin yaÅŸadığı) modern zamanlarda bile karşılığı durmadan ödenen bir lüks ise ÅŸayet, post modern zamanların sonunda, ne anlam ifade edebilir ki? Hiç. Åžimdiki zamanlarda, sakınmadan sevebilmek özel bir kabiliyet iÅŸidir çünkü. Böyle bir kabiliyet sahibi bulunsa bile, karşılığı durmadan ödenecek olan duygusal birikimler lüksü, kimde mevcut ki zamanımızda? Bu düzende aÅŸk iÅŸleri de sisteme uygun, kırık dökük yürüyor iÅŸte...Â
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
|