|
Henüz arayan yok, zaman hızla ilerliyor. Bir, iki, üç saymakla başlıyoruz her dokunuşta alevlenen merdiven altı hikayelerine. Kimse kimseyi kolundan çekip götürmüyor. Kimse sınıfında kendine yer bulan herkes çekip götürüyor tanımadığı her kolu.....
Uzun bir baÅŸlangıç olmasını istedim. Neyi nasıl anlatacağımı bilmeden çıktım bunca yıl beni eskiten zamana. Her ÅŸeyin hiçbir ÅŸeyde anlam bulmadığını ve unutulan her vaktin kendi kollarında böylesine anlamsız kalabileceÄŸini yine anlayamadım. Nafile demek çok güç biliyorum. YaÅŸadığım en güzel süreçlerin çığlıklarını,sırtımı yasladığım duvarlarda süsledi hayallerim. Bir yarış olmamalı aslında yarın için. Düşünmeyi bile unutur gibiyim ÅŸimdi. Sıradanlığın peÅŸinde gökyüzünde yıldız kovalıyorum. Beni anlayacak her yüzde yarın unutulup gidiyorum nasıl olsa. Kendime bir piÅŸmanlık,zararına bir alışkanlık oluyor yaÅŸadıklarım. Sorgulamalarında sigara dumanı kaplıyor sevdalarımı. AÅŸk bana rüzgarsız her gecede kendini anlatıyor. Anladığımı sanıyor anlayamadıklarım. Binlerce tanımsız silüet sarıyor kanaması durmayan yaralarımı. Sevdalım,aÅŸk yalnız kendine acımıyor. Koparıp atıyor sende büyüyen bütün sevdalarımı. Eskisi gibi deÄŸil diyorum artık hiçbirÅŸey. Duyan varmı,tat alan varmı,anlam kalan varmı aynı kadehte farklı hayatları yudumlayan yüreklerin düşüncelerinde. Renkleri kendi aÅŸklarına göre yorumlayan benzerlerimden birtek sabahlarımı geriye alıyorum. Denizi görmedim demiyorum, bu kadar suskun olduÄŸuna her zaman inanmasam bile. YaÅŸadığıma bile kandırılmadığım konusunda tek gecelik bir serüvene bırakılıyorum. Hayallerim infaz edecek beni bekliyorum. Kimsenin kimse olmadığını büyümeye niyetlendikçe ve mecburi duygularımı dibe vuran her hüzün kavramı öğretisinde baÅŸkası olmaya çalışmadıkça daha iyi kavrıyorum. Böyle yaÅŸamak insanı öldürmekten beter ediyor sevdalım. Susup her geceyi bir öncekinin üzerine kapatıyorum. Kayıp olan bir zamanın kazanılmamış bir serüveninde senin yerine sensiz olarak nefes tüketiyorum. Hatıralar sabahları benim kadar sevemez. Ben yaÅŸanılmamış her sabahı ezbere biliyorum. Bakıyorum derinleÅŸtikçe yüreÄŸimi uzaklara uçuran heveslerime. Her gördüğüm ve duyduÄŸum ölüm bir baÅŸkasına benzemiyor asla. Bir yolu olmalı aÅŸkın aÅŸk adına. AÅŸk’a ölümü yakıştıramıyorum. Bu kaybolmuÅŸlukta ben ne desem,ne kadar karda kışta kendimi yolları olmayan bir haritanın belirsizliÄŸinde sürüklesem zaman deÄŸerlenmiyor. İnsan eli deÄŸmemiÅŸ bir kaybolmuÅŸlukta sonsuzluk oluyorum. Kendi sonsuzluÄŸum ve sınırsızlığım bile birgün tükenip gidecek unutulmuÅŸluklar kervanına. Gitmeden gitmek istemiyorum bile diyemiyorum. Zorla götürülüyorum biçare. Nafile anlamını buluyor hayat beni anlamayan bakışlarının donduÄŸu her jenerik takıntısı karede. Henüz arayan yok,zaman hızla ilerliyor.Bir,iki,üç saymakla baÅŸlıyoruz her dokunuÅŸta alevlenen merdiven altı hikayelerine. Kimse kimseyi kolundan çekip götürmüyor. Kimse sınıfında kendine yer bulan herkes çekip götürüyor tanımadığı her kolu. Ve seni sevdiÄŸim,seni unutmaya bile cesaret edemediÄŸim her anda karşıma dört çıkıyor. Kendime yalancı kaldığımı uykusuz gecelerde aynasız bir odanın yansımasız duvarlarından seyrediyor yüreÄŸim. Dört beni yalnızlığımla infaz edecek olan cellat biliniyor. Bu cellat beni sensiz kaldığım her gece daha da çok seviyor. Pencereden baktığımda her ÅŸey o kadar yakın ki bana.Her ÅŸey sanki elimde,avuçlarımda omuzlarına yaslandığım suskunluÄŸun tarifini anlatıyor. Bir yanda üşümemin verdiÄŸi sıcaklık diÄŸer yanda küçüldüğünü hissettiÄŸim bir sevdanın ayak izleri sarhoÅŸluÄŸu. Oysa yaÅŸadığım için içime çekmedim ben bu hayatı. Belki aÅŸk derler benden sonra,belki de kılıfı olmayan bir çıplaklık kalır titrediÄŸim zamandan hatıralara. Ki sevdalım ben giderim,uÄŸruna yazdıkça kaybolan kelimelerin gözyaÅŸları kalır bir armaÄŸan gibi yanına. Sende yarına sabah var mı,geceden uykularına saplanan acılarına. İçimden geçen sensin yaÄŸmurlarda, içimde topallayan ben. Kendimde acımasızca tüketilen. Derler ya hani. İyiydi,kötüydü,bilinmezdi,şöyleydi,böyleydi. Sen düşünme,aldanma sevdiÄŸim. Benim sevmek dediÄŸim,senin için sakladığım her günde doÄŸan güneÅŸin sıcaklığı gibiydi. Yerle bir olan hayallerden tutunmak düşerdi bana seni yaÅŸayabilmek. Seni özleyebilmek santim santim yaÅŸadığın haritada ÅŸekillenmek demekti. Beni sevdiÄŸin gibi bil sen. Seni kendimi sevmediÄŸim kadar çok sevdiÄŸimi bil uzayan gecelerin sessizliÄŸinde. Ancak o zaman yüreÄŸin olurum ben. YüreÄŸime her dokunuÅŸunda alevlere atıldığım karanfil kokulu ellerinde. Uzun bir baÅŸlangıç olmasını istedim. Dışında kalmak zormuÅŸ hayatın. Ya içinde öleceksin ya herhangi bir kıyısında kimsesizliÄŸine tükeneceksin. Ya kaldırıp başını gökyüzünü seyredeceksin, ya aÅŸk nedir bilmeden boynunu büküp gideceÄŸin zamanı bekleyeceksin. Her durumda ya seveceksin,ya seveceksin, sevildiÄŸini asla bilmeyeceksin. Åžimdi anlıyormusun,biliyorum anlamıyorsun.AÄŸlama deme bana,ben zaten aÄŸlamıyorum. Dördü vuruyor yalnızlık. YaÄŸmur baÅŸlıyor,kendi bedenimde soÄŸuyorum. Elveda zaman. Seni bitirdim,ben unutuluyorum..... Birkan ASKANÂ
|